genç1
- 1
sıfatYaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı
“Eliyle işaret etti genç adama.” — Ayşe Kulin
- 2
Çocukluktan çıkmış yetişkin kimse
- 3
Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan)
“Genç ağaç. Genç at.”
- 4
Gençlikteki özelliklerini koruyan; dinç
- 5
Zihin bakımından yeterince gelişmemiş; toy (I)
- 6
mecazYeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan
“Atatürk'ün tabutu arkasından ağlayan on beş milyon Türk'ün yaşadığı genç Türkiye mutluydu.” — Burhan Felek