- 1
isimYalan olmayan, doğru olan şey; çın, ciddi, hakikat
“Esasen bizim için millî varlık ile istiklal ve hürriyet aynı gerçeğin çeşitli cepheleridir.” — Mehmet Kaplan
- 2
► gerçeklik
“Her hâlde o gün imparatorluğun ölümü apaçık bir gerçekti.” — Halide Edip Adıvar
- 3
► doğruluk
“Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir.” — Burhan Felek
- 4
sıfatYalan olmayan
“O yürekler acısı fukara kafile, yüzlerinden gerçek acı aka aka ölü arkadaşlarının namazını kıldılar.” — Halikarnas Balıkçısı
- 5
sıfatBir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel
“Kâğıt paranın saymaca değeri varsa da gerçek değeri yoktur.”
- 6
sıfatAslına uygun nitelikler taşıyan, sahici
“Gerçek elmas. Gerçek hikâye.”
- 7
sıfatTemel, başlıca, asıl
“Bir kişinin ahlaklı olması için, o benim dediğim gerçek ahlaka erişebilmesi için bir iç âlemi olmalıdır.” — Nurullah Ataç
- 8
sıfatDoğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan
- 9
sıfatYapay olmayan
- 10
sıfat, felsefeDüşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan
gerçek ne demek?
isim, sıfat·10 anlam·6 harf·ger·çek
“Gerçek” Türkçede isim ve sıfat olarak kullanılan bir kelimedir. Sözlükte 10 anlamı bulunur. En yaygın anlamı şudur: “Yalan olmayan, doğru olan şey; çın, ciddi, hakikat”. 6 harf ve 2 heceden (ger-çek) oluşur. Kelimeyle ilgili 2 deyim ve atasözü vardır.