Köken: Arapça ḥukm + Türkçe etmek · Telaffuz: hü'kmetmek
- 1
-e, fiilEgemenliği altında bulundurmak
- 2
Düşünme veya yargılama sonunda bir kanıya varmak
“Gözlerimi açtığım zaman odamı loş görünce akşam olduğuna hükmettim.” — Refik Halit Karay
- 3
Aklına esmek
- 4
mecazBir kimseye veya topluluğa sözünü geçirmek
“Biri bu konuda damarına basınca endazeyi şaşırıyor, kendine hükmedemiyordu.” — Nezihe Araz