Köken: Arapça ḫulāṣa · Telaffuz: hüla:sa, l ince okunur
- 1
isim► özet
“Bir kadınlık tarihi hülasası yapacak değiliz.” — Falih Rıfkı Atay
- 2
► öz (I)
“Karaciğer hülasası.”
- 3
zarf(hü'la:sa) ► kısaca
“O vakit küt küt kalbim atmaya başlıyor, hülasa acayip bir vaziyet.” — Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- 4
kimyaHerhangi bir maddenin, alkol, eter vb. bir eritici ile ayrılmış veya başka bir yol ile elde edilmiş etkili özü
“Kınakına hülasası.”