Köken: Arapça ḥācet · Telaffuz: ha:cet
- 1
isimHerhangi bir şey için gerekli olma; ihtiyaç, gereklilik, lüzum
“Söylemeye hacet yok ki, bu bir ruh hamlesi ve hareket hâlinde bir ebedîlik prensibidir.” — Peyami Safa
- 2
Tanrı'dan yerine getirilmesi beklenen dilek
“Bu devri yüz defa yapabildiniz mi mutlaka her hacetiniz de yerine gelir.” — Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- 3
İhtiyaç duyulan şey, gerekli şey
- 4
İdrar veya dışkı yapma