Köken: Farsça ḫām
- 1
sıfatYenecek kadar olgun olmayan (meyve)
- 2
İşlenmemiş (madde)
“On senedir bu karanlık in içinde ham demirden dövdüğü kılıç namluları bütün Anadolu’da, bütün Rumeli’de, serhat boylarında büyük bir nam kazanmıştı.” — Ömer Seyfettin
- 3
► idmansız
“Ham vücutla ancak bu kadar koşabilirim.”
- 4
mecazGerçekleşme kolaylığı veya imkânı olmayan
“Ham teklif.”
- 5
mecazKaba, toplum kurallarını bilmeyen, incelmemiş
“Ne ham adam!”