Köken: Farsça ḫāne · Telaffuz: ha:ne
- 1
isim► ev
- 2
Ev halkı
“Oğlan iyiydi; becerikli, yumuşak huyluydu ama hanesi kalabalıktı.” — Necati Cumalı
- 3
Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri; göz
“Dama tahtasında altmış dört hane vardır.”
- 4
matematik► basamak
- 5
müzikKlasik Türk müziğinde, peşrev vb. saz parçalarının bölümlerinden her biri
- 6
Birleşik kelimelerde "bina, yapı, yer, makam" anlamlarıyla ikinci kelime olarak yer alan bir söz
“Balıkhane, yazıhane.”