Köken: Farsça ḫānedān · Telaffuz: ha:neda:nı
- 1
isim, tarihHükümdar, devlet büyüğü vb. bir kişiye dayanan soy, büyük aile
“Hanedan prenslere dair başka hatıram yoktu.” — Falih Rıfkı Atay
- 2
sıfat, mecazBelli ve köklü bir soydan gelen, soylu
“Bu benim dediklerim kalantor, zengin, elleri açık, hanedan kişilerdi.” — Haldun Taner
- 3
sıfat, eskimişKonuksever olan