Köken: Arapça ḫarābātī · Telaffuz: hara:ba:ti:
- 1
sıfat, eskimişMaddi şeylere değer vermediği için üstüne başına özenmeyen
- 2
Vaktini meyhanelerde veya zevk ve sefada geçiren (kimse)
“Ne harabiyim ne harabati / Kökü mazide olan atiyim” — Yahya Kemal Beyatlı
- 3
Eline geçen parayı içkiye ve eğlenceye harcayıp ailesini ihmal eden (kimse)