Köken: Arapça ḫaṭṭ
- 1
isim► çizgi
- 2
► yazı (I)
- 3
Ulaşım sağlayan bir taşıtın uğradığı yerlerin bütünü
“Demir yolu hattı. Otobüs hattı.”
- 4
Elektrik akımı taşıyan tel veya kablo sistemi
“Bir kablodan muhtelif hatlar çıkar.” — Sait Faik Abasıyanık
- 5
► kanal
- 6
Savunma veya saldırma amacıyla bir araya getirilmiş asker dizisi
“Dalga dalga ilerleyen hücum hatlarımız birinci düşman siperlerine girdi.” — Aka Gündüz
- 7
Arap alfabesiyle güzel yazı yazma sanatı ve bu biçimde yazılmış yazı
- 8
Yüzü biçimlendiren çizgi veya kırışıklık
“Kumral bıyıkları ve ölçülü yüz hatlarıyla her zamanki kadar yakışıklıydı.” — İhsan Oktay Anar
- 9
► biçim (II)
“Vücut hatlarını korumak lazım.”