hayat1Arapça ḥayāt
- 1
isimCanlı, sağ olma durumu
- 2
► yaşam
“Hayat sahnesinde yetmiş üç yaşın basamaklarındayım.” — Halit Fahri Ozansoy
- 3
► yaşantı
“Köy hayatı. Gece hayatı.”
- 4
Toplumsal, ekonomik, kültürel, tarihsel vb. koşulların belirlediği bir döneme, bir topluma veya bir işe özgü yaşama biçimi
“Uzun dualardan sonra bana denizcilik hayatını anlatmaya başladı.” — Reşat Nuri Güntekin
- 5
Geçim şartlarının bütünü
“Hayatımı yazılarımla kazanırım.” — Halide Edip Adıvar
- 6
Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma
“Bu köyde hiç hayat yok.”
- 7
din bilimi► yazgı
“Hayat onları bir türlü birleştirmedi.”
- 8
Yaşamayı sağlayan şartların bütünü
“Ayda hayat yok.”
- 9
Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi
“Atatürk'ün hayatı.”