Köken: Arapça ḥayvān
- 1
isimDuygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık
“İnce ruhlu insanlar gibi Atatürk de hayvanları severdi.” — Falih Rıfkı Atay
- 2
sıfat, mecazAkılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse)
- 3
hakaret yolluKızılan bir kimseye söylenen hakaret sözü
“Galip’in sabrı taştı: Ulan hayvan, dedi, sana toz ol diyorum, kafan almıyor mu?” — Attilâ İlhan
- 4
ağızlardanAt, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık
“Zavallı hayvan bir saattir yüz okkadan fazla bir yükü sürüklüyordu.” — Ömer Seyfettin