Köken: Arapça ḥāżir
- 1
sıfatBir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan; anık (I), amade, müheyya
“Her şey emre müheyya, hazır bir vaziyette bekliyor.” — Esat Mahmut Karakurt
- 2
Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş
“Yemek hazır, buyurun.”
- 3
Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı
“Hazır elbise. Hazır ayakkabı.”
- 4
zarfBir işi yapmak için gereken her şey tamamlanmış olarak
“İçindeki her şeyle birlikte dünyayı fethetmeye artık kendilerini hazır hissediyorlardı.” — İhsan Oktay Anar
- 5
zarfFırsattan yararlanarak
“Hazır çıkmışken yağ ile pirinç alayım.” — Reşat Nuri Güntekin