Köken: Farsça henūz
- 1
zarfAz önce; daha
“Memleketten henüz dönmüş, avlunun duvar dibinden yine mutfağa doğru yürüyordum.” — Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- 2
► hâlâ
“Henüz, yüreğimin bir yanı da söylenememiş, dışa atılamamış acılıklarla dolu.” — Adalet Ağaoğlu