Köken: Farsça heb
- 1
zarfHiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
“Hep Trabzonlular kalabalık bir toplantıda istif hâlindeyiz, aramızda yabancı yok, hep bilişip tanışan hemşehrileriz.” — İhsan Hamamizade
- 2
Sürekli olarak, her zaman, daima
“Hep böyle canına yandığımın, hep geç kalırım, hep treni kaçırırım.” — Nâzım Hikmet