Köken: Arapça ḥisāb · Telaffuz: hesa:bı
- 1
isim► aritmetik
- 2
Matematiksel işlem
- 3
Alacaklı veya borçlu olma durumu
“Al eline kalemi, şu benim hesapları görüver.” — Sait Faik Abasıyanık
- 4
Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt; hesap pusulası, adisyon
“Bu hesapların dökümlerini alıp sizlere vereceğim.” — Nazlı Eray
- 5
Önceden yapılan tahmin
“Evdeki hesap çarşıya uymaz.”
- 6
Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü
“Harbe nasıl, niçin ve ne hesapla girmiştik?” — Falih Rıfkı Atay
- 7
Bir iş için önceden ayarlama yapma
“İnsana daha insanca ortamlar yaratmak için bütün hesaplarımız.” — Azra Erhat
- 8
ekonomiBankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge