Köken: Arapça ḥiss + Türkçe etmek · Telaffuz: hi'ssetmek
- 1
-i, fiil► duymak
“Hançer saplanmış gibi keskin bir sızı hissetmişti kasıklarında.” — Ayşe Kulin
- 2
Bir şeyden etkilenmek, duymak
- 3
Bir şeyi sezmek, farkına varmak, anlamak
“Bu yıkılışın ona geldiğini hep hissediyorduk.” — Falih Rıfkı Atay
- 4
mecazSaymak, addetmek
“Ömürleri boyunca hep kendilerini başkalarından sorumlu hissetmiş ve ancak böyle ayakta kalabilmiş insanlardan biriydi.”