Köken: Arapça ḥuḳūḳ · Telaffuz: huku:ku
- 1
isimToplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü; tüze
“Hukuk daima âdetlerin peşinden gider, önüne geçmez.” — Peyami Safa
- 2
Bu yasaları konu alan bilim
“Kaldı ki böyle bir hareket, milletlerarası hukuka taban tabana zıttı.” — Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- 3
Yasaların ceza ile ilgili olmayıp alacak verecek vb. davaları ilgilendiren bölümü
“Hukuk davası. Hukuk mahkemesi.”
- 4
Haklar
“Hukukumdan vazgeçmem.”
- 5
mecazAhbaplık, dostluk
“Hukukumuz doktor hasta ilişkisinden daha önemlisi kişiseldir, eski dostuz.” — Aydın Boysan