ihtiyar1Arapça iḫtiyār
- 1
sıfat► yaşlı (I), genç karşıtı
“Bir gün odama kızgın bir ihtiyar girdi, elindeki bir tomar kâğıdı neredeyse fırlattı masama.” — Ayşe Kulin
- 2
mecazCansız, sönük
“Genç olmasına karşın bakışları çok ihtiyardı.” — Ayla Kutlu
- 3
mecaz► eski
“Şu ihtiyar toprak neler götürmüştür neler.” — Ahmet Kabaklı
- 4
isim, teklifsiz konuşmadaBaba veya anne