Köken: Arapça inḥiṭāṭ · Telaffuz: inhita:tı
- 1
isim, eskimişSon bulma, yıkılıp dağılma
“Yükselmeyen düşer / Ya terakki ya inhitat” — Tevfik Fikret
- 2
Güçten düşme, yaşlanma; inginlik
“Evvelce pek meşhurken artık sesinin bozulmaya başladığı, inhitat zamanlarına geldiği söylenirdi.” — Abdülhak Şinasi Hisar