Köken: Fransızca squelette
- 1
isimİnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı; kadit, teşrih
“Çenesinin, başının bütün iskeleti peksimeti çiğnedikçe daha açık olarak meydana çıkıyordu.” — Halide Edip Adıvar
- 2
Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü
- 3
mecazBir şeyi oluşturan temel çatı
“Yanımızdaki genç, yolun ötesinde bir bina iskeleti gösterdi.” — Falih Rıfkı Atay
- 4
mecazBir eserin genel planı
“Bir romanın iskeleti.”
- 5
sıfat, mecazÇok zayıf
- 6
sıfat, mecazKuru, çıplak
“Yürüdük, yürüdük, yaprakları düşmüş iskelet bir ormanın içine geldik.” — Ömer Seyfettin