Köken: Farsça kāġaẕ
- 1
isimHamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan, yazı yazmaya, baskı yapmaya, bir şey sarmaya yarayan kuru, ince yaprak
“Yazdığı kâğıtları alt alta sıraladı.” — Sabahattin Ali
- 2
sıfatBu yapraktan yapılmış
“Gece hafif rüzgârlarla sallanan kâğıt fenerlerin aydınlığında dans edilir.” — Ahmet Haşim
- 3
Üzerine yazı yazılmış bu tür malzeme
“Belediye kâtibine bir kâğıt götürmüştü, dönerken kasabın çırağına rast geldi.” — Memduh Şevket Esendal
- 4
Yazılı sınav kâğıdı
- 5
► iskambil kâğıdı
- 6
Belge ve doküman
“... hâkim kararı olmadıkça ... kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz.” — Anayasa
- 7
Menkul kıymetler borsasında işlem gören tahvil, hisse senedi gibi mali değeri olan senet
- 8
► menkul kıymetler
- 9
► kâğıt para
“Kalkıp cevabını veriyor; bilirse ne âlâ, beş bin kâğıdı cepledi demektir.” — Attilâ İlhan