Köken: Farsça gūşe
- 1
isimBirbirini kesen iki çizginin, iki düzlemin oluşturduğu açı; zaviye
“Kutunun sivri köşesi.”
- 2
İki duvarın birleştiği girintili veya çıkıntılı yer
“Seniha Hanım parmağını odanın köşesine uzattı.” — Peyami Safa
- 3
İki sokağın veya caddenin kesiştiği yer; büküç
“Türk kadınları alacalı bir ipek kumaş gibi köşeye birikmişlerdi.” — Ömer Seyfettin
- 4
Bölüm, yer veya yan
“Burgaz'ın sokaklarında her köşeden Türkçe işitiliyor.” — Yahya Kemal Beyatlı
- 5
mecazKuytu, tenha veya ücra yer
- 6
mecazKimsenin kolay kolay uğramadığı yer
“İlk adımda otel, han, kahve köşeleri bulmak ihtiyacı baş gösterecek.” — Refik Halit Karay
- 7
sporFutbol, hentbol ve su topunda kale çizgilerinin kesişme noktalarından her biri; korner