Köken: Farsça kulīçe
- 1
isim, madencilikEritilerek kalıba dökülmüş maden veya alaşım; külte
“Bilmeyenin elinde en modern aletler bir maden külçesi hâline gelir.” — Mehmet Kaplan
- 2
sıfatEritilerek kalıba dökülmüş olan
“Yüzlerce yıllık gözyaşı, bir külçe altına değmez.” — Falih Rıfkı Atay
- 3
Yığın durumundaki nesnelerin oluşturduğu küme; külte
“Bu vücut, bütün azası kırılmış, birbiri üstüne yığılmış bir külçe hâlinde.” — Yakup Kadri Karaosmanoğlu