Köken: Farsça kulāh · Telaffuz: l ince okunur
- 1
isimİçine bazı şeyler koymak için huni biçiminde bükülmüş kâğıt kap
- 2
sıfatBu kabın alabileceği miktarda olan
“Dışarıda, bahçede, meydanda bekleyen mektep çocuklarına birer külah şeker dağıtıldı.” — Yahya Kemal Beyatlı
- 3
eskimişYağmurdan veya soğuktan korunmak için giyilen ucu sivri başlık; börkenek
“Bunun sırtında öbürleri gibi bir uzun cübbe, başında bir uzun külah vardı.” — Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- 4
mecazOyun, hile