Köken: Arapça kusūr · Telaffuz: küsu:ru
- 1
isimArtan bölüm, geriye kalan bölüm
“Bu paranın küsurundan vazgeçelim.”
- 2
Tam sayıdan sonra gelen kesirli sayı
“Kırk küsur senelik hayatımda, gecelerin en işkencelisi, beni bu sabaha, hapishaneye girdiğim sabaha bağlayan gecedir.” — Necip Fazıl Kısakürek