kırık1
- 1
sıfatKırılmış olan; münkesir
“Ahmet hemen heybesini açtı ve makasını, kırık tarağını çıkardı.” — İsmail Hakkı Baltacıoğlu
- 2
Tam nota göre düşük olan (not)
“Üç dersten kırığı var. Kırık not.”
- 3
Saf renkten hafif uzaklaşmış
“Kırık beyaz.”
- 4
isimKırılmış bir şeyden ayrılan parça
“Cam kırığı.”
- 5
isimKemiğin bir etki ile kırılması
“Kolunda kırık yok ama çıkık var.”
- 6
isimBir şeyin kırılan yeri
“Bunun kırığı neresinde?”
- 7
isim► kırıntı
“Ekmek kırığı.”
- 8
► melez
“Kırık tazı.”
- 9
isimTavla oyununda oyun dışı bırakılan pul
- 10
mecazGücenmiş, üzgün
“Eşlerde, çocuklarda o üzgün, kırık bakış.” — Behçet Necatigil