Köken: Arapça ḳismet
- 1
isimTanrı'nın her kişiye uygun gördüğü yaşama durumu; nasip, behre
- 2
Birine evlenmek için talip olan kimse
“Kısmetim çıktı.”
- 3
Evlenme talihi
“Aslında kendi de şimdiye kadar bütün kısmetleri tepti.” — Halide Edip Adıvar
- 4
Olayların kötü sonuçlarını tevekkülle karşılama durumu
- 5
ünlem"Şimdiden belli değil, ya olur ya olmaz" anlamlarında bir seslenme sözü
“Yarın gelecek misiniz? -Kısmet!”