- 1
nesnesiz, fiilAğırlığı artmadan hacmi büyümek
“Ekmek iyi kabardı.”
- 2
Yağışlardan veya kaynamaktan taşmaya yüz tutmak
“Çay birdenbire kabararak şosenin rampalarını aşar ve epeyce zararlara sebep olur.” — Reşat Nuri Güntekin
- 3
Niceliği artmak, büyümek
“Masraf kabardı.”
- 4
Cilt üzerinde kabarcıklar oluşmak; börtlemek
“İhtiyarın zayıf damarları kabarmış kıllı elleri dizlerinin üstündeydi.” — Peyami Safa
- 5
Hayvanların tüyleri dikilmek
- 6
Kumaş üzerinde pürüzler oluşmak
“Bu kumaş çabuk kabardı.”
- 7
Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak
“Masanın kaplaması kabardı.”
“Dolabın boyası kabardı.”
- 8
Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak
- 9
mecazÖfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek
“Bu olayı duyunca delikanlının yüreği öç alma duygusuyla kabarır.” — Necati Cumalı
- 10
-e, nesnesiz, mecaz, fiilKafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak
- 11
mecazBöbürlenmek, gururlanmak
“Kumandan, atını şahlandırarak hurra hurra diye kendisini alkışlayan keyifli halka boyun kırarak kabarıyordu.” — Ömer Seyfettin
kabarmak ne demek?
fiil·11 anlam·8 harf·ka·bar·mak
“Kabarmak” Türkçede fiil olarak kullanılan bir kelimedir. Sözlükte 11 anlamı bulunur. En yaygın anlamı şudur: “Ağırlığı artmadan hacmi büyümek”. 8 harf ve 3 heceden (ka-bar-mak) oluşur.