Köken: Arapça ḳabūl · Telaffuz: kabu:lü
- 1
isimBir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma
“Her mihnet kabulüm yeter ki / Gün eksilmesin penceremden” — Cahit Sıtkı Tarancı
- 2
Konukları veya işi olanları yanına, katına alma
“Başımı kaşıyacak vaktim yok. Kabul saatlerine dikkat oluna!” — Nâzım Hikmet
- 3
Sunulan bir şeyi, armağanı alma
- 4
Bir öneriyi uygun bulma
- 5
Bir yere alınma
“Okula kabulüm için dilekçe verdim.”
- 6
ticaret► akseptans