Köken: Arapça ḳāʿide · Telaffuz: ka:ide
- 1
isim► kural
“Onları sıkmamak için bahçeyi terk etmek zarafetin en sade kaidelerindendi.” — Halit Ziya Uşaklıgil
- 2
Bir şeyin yere dayanan bölümü veya bir şeyin üzerine oturtulduğu nesne; ayaklık, duraç, taban (I), tabanlık
“... güneşten yanmamış tarafı fildişi bir sütunun kaidesine benziyor.” — Halide Edip Adıvar
- 3
argo► kalça