kaldırmak ne demek?

fiil23 anlam9 harfkal·dır·mak

“Kaldırmak” Türkçede fiil olarak kullanılan bir kelimedir. Sözlükte 23 anlamı bulunur. En yaygın anlamı şudur: “Bulunduğu yerden almak”. 9 harf ve 3 heceden (kal-dır-mak) oluşur.

  1. 1

    -i, fiilBulunduğu yerden almak

    “Az sonra yatakları, yorganları kaldırıp duvar kenarına yığar.” — Cengiz Dağcı
  2. 2

    Yukarı doğru hareket ettirmek

    “Gözlerini yüzüme kaldırdı. İkimiz de mavi mavi baktık.” — Sait Faik Abasıyanık
  3. 3

    ► yükseltmek

    “Duvarı bir metre daha kaldırmalı.”
  4. 4

    Ürün toplamak, taşımak

  5. 5

    Çekmek, taşımak

    “Bu araba bu yükü kaldırmaz.”
  6. 6

    Bir kuruluşun çalışmasına son vermek

  7. 7

    -e, fiilHastayı hastaneye götürmek

    “Yarasının dikişleri koptu dün öğleden sonra, Fransız Hastanesine kaldırdılar.” — Aka Gündüz
  8. 8

    Tören yaparak ölüyü gömmek

  9. 9

    ► toplamak

    “Anası, kardeşi ile hep beraber sofrayı kaldırdılar.” — Necati Cumalı
  10. 10

    Alıp başka yere götürmek

    “Kitapları kaldırmış, bulamıyorum.”
  11. 11

    ► uyandırmak

    “Bir gece yanında mihman olduğum / Sabah oldu deyi kaldırdın beni” — Halk türküsü
  12. 12

    Piyasadan çekmek

    “İstifçilerin piyasadan kaldırdığı mallar.”
  13. 13

    Elin ulaşamayacağı yere koymak; saklamak

    “Vazoyu ortadan kaldıralım, çocuğun eline geçmesin.”
  14. 14

    ► kaçırmak

  15. 15

    İyi etmek, birini iyileştirmek

    “Bu ilaç onu yataktan kaldırdı.”
  16. 16

    Bir şeyden çokça satın almak

  17. 17

    Bir yere tayin etmek

    “Günün birinde bu müdürü başka, daha önemli bir yere kaldırdılar, buraya da bir başka müdür getirdiler.” — Memduh Şevket Esendal
  18. 18

    Yok etmek, ortadan silmek

    “Yeryüzünden hayali kaldırın, dünya bir taş ve toprak yığınından ibaret kalır.” — Orhan Seyfi Orhon
  19. 19

    Oturur veya yatar durumdan çıkararak ayakları üzerinde doğrultmak

    “Kızı ayağa kaldırdı.” — Yaşar Kemal
  20. 20

    Bulunduğu yerden almak, alıp başka yere götürmek

    “Az sonra yatakları, yorganları kaldı-rıp duvar kenarına yığar.” — Cengiz Dağcı
  21. 21

    Bir işi yapması için harekete geçirmek

    “Beni de Yahudi kızını da zorla çekip oyuna kaldırdı.” — Aziz Nesin
  22. 22

    nesnesiz, mecaz, fiilUygun gelmek

    “Bu kumaş fazla süs kaldırmaz.”
  23. 23

    argoBir şeyi çalmak, aşırmak

Kaldırmak ile kurulan birleşik kelimeler