kese1Farsça kīse
- 1
isimCepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba
“Çıkarken elini göğsüne sokup bir kese çıkardı, keseden alabildiği kadar para alıp delikten attı.” — Fikret Otyam
- 2
sıfatBu küçük torba miktarında olan
“Malı cana siper edin dedikçe rakamlar yükseldi, üç bin kese altını buldu…” — Reşat Ekrem Koçu
- 3
Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap
“Kur'an kesesi.”
- 4
Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten yapılmış, cep biçiminde bez
- 5
mecazBir kimsenin mal varlığı
“Bu sadeleşme, vücut ve keseye daha elverişli idi.” — Falih Rıfkı Atay
- 6
anatomiOrganizmanın bazı boşlukları
- 7
bitki bilimiSu bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik
- 8
tarihBeş yüz kuruşluk para birimi