Köken: Farsça kelīd, kilīd
- 1
isimAnahtar, düğme gibi takılıp çıkarılabilen bir parça yardımıyla çalışan kapatma aleti
“Sonunda kapının kilidi gözyaşlarıma dayanamadı.” — Yusuf Ziya Ortaç
- 2
denizcilikBir yanı değirmi, öbür yanına demir çubuk geçirilmiş olan yarım halka
- 3
ağızlardanAtların alnından alt çenesine uzanan beyazlık