koşmak1
- 1
nesnesiz, fiilAdım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek; seyirtmek
“Ben kaçıyorum, abim de arkamdan koşuyor.” — Adalet Ağaoğlu
- 2
Bir yere ivedilikle gitmek
“Pencerede dolaşan gölgelerden bir şeyler sezmeye çalışarak koşuyorum.” — Yusuf Ziya Ortaç
- 3
Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak
“Yok, yok, dedi, akşamdan beri ben koştum, biraz da onlar yorulsunlar.” — Memduh Şevket Esendal
- 4
Koşuya çıkmak
“Doru at bugün koşmayacak.”
- 5
mecazKovalamak, üstüne düşmek, izlemek
“İki yıldır bu işin peşinden koşuyorum.”