Köken: Arapça lāḳayd · Telaffuz: la:kayıt, l ince okunur
- 1
sıfat► ilgisiz
“Yüzündeki gülümseyiş geçti, yeniden lakayıt, uzak ve donmuş hâlini takındı.” — Sait Faik Abasıyanık
- 2
zarfİlgisiz bir biçimde
“Kız, kendini mümkün olduğu kadar sakin, lakayıt gösterebilmek için elinden geleni yapmaya çalışmaktadır.” — Esat Mahmut Karakurt