Köken: Arapça lāʾubālī · Telaffuz: la:uba:li:, l ince okunur
- 1
sıfatSaygısız, çekinmesi olmayan
“O ilk gönderdiği laubali ve kaba haberi yumuşatmış.” — Sâmiha Ayverdi
- 2
Senli benli, teklifsiz
“Gelenlerden biri gülerek laubali bir tavırla ona yaklaştı.” — Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- 3
Davranışları ölçülü, olgun olmayan; ciddiyetsiz, gayriciddi
“Hiçbir laubali adam otorite tesis edememiştir.” — Mehmet Kaplan
- 4
zarfAşırı samimi bir biçimde, teklifsizce