Köken: Arapça levāzim · Telaffuz: leva:zım
- 1
isimDeğişik iş kollarında gerekli olan şeyler, araç ve gereçler
“Anadolu şehirleri, kasabaları, köyleri harıl harıl levazım gönderdiler.” — Yahya Kemal Beyatlı
- 2
Gerekli araç ve gereçleri sağlayan büro
“Hayri Efendi ayakta bekledi, müsteşar kâğıdı okudu, levazım müdürü ile konuştu.” — Memduh Şevket Esendal
- 3
askerlikOrdunun geri hizmetinde ihtiyacı olan bütün malzeme veya bu malzemeyi sağlayan bölüm
“Sağlık, levazım gibi geri hizmetlerde çalıştırılıyor, sedye, karavana taşıyorduk.” — Necati Cumalı