Köken: Arapça luḳme · Telaffuz: l ince okunur
- 1
isimAğza bir defada alınıp götürülen yiyecek parçası; sokum
“Öbür yemeklerden bile ağzına bir lokma koyamadı.” — Ömer Seyfettin
- 2
► lokma tatlısı
- 3
teknikTürlü kalınlıktaki cıvataları, boşluğuna geçirip sökmeye veya sıkıştırmaya yarayan metalden alet
- 4
► yemek (I)
“Bu akşam lokmayı beraber yeriz, tanışmış olursunuz.” — Tarık Buğra
- 5
mecazGenellikle haksız olarak ele geçirilen mal veya para
“Bu lokma sizin için çok büyüktür, boğazınızdan geçmez; yutamayacaksınız ve boğulacaksınız.” — Peyami Safa