Köken: Arapça maḥṣūl · Telaffuz: mahsu:lü
- 1
isim► ürün
“Ankara'ya geldiği zaman Hacı Bayram'ı müritleriyle ovada mahsul toplarken görür.” — Ahmet Hamdi Tanpınar
- 2
► verim
- 3
mecazOrtaya çıkan, elde edilen şey
“Her yeni âlem bir eski kıyametin mahsulü değil midir?” — Yakup Kadri Karaosmanoğlu