Köken: Arapça maḳām · Telaffuz: maka:mı
- 1
isimDevlet kademesinde yüksek ve önemli memuriyet; kat (I), huzur, mansıp, mevki, post
- 2
Durulan yer, mekân tutulan yer
“İnsan değil, gökyüzündeki makamını şaşırarak yere inmiş bir melektir.” — Hüseyin Rahmi Gürpınar
- 3
► makam odası
“29 Ekim günü, kaymakam makamında tebrikleri kabul eder, sonra Cumhuriyet Alanı’na gidilir.” — Oktay Güvemli
- 4
Bir velinin veya büyük bir zatın defnedildiği veya defnedilmediği hâlde onun adına yapılmış türbe; ziyaret yeri
“Kâhta’nın ziyaretgâhı ve mesire yeri de Suraka Hazretlerinin makamı.” — Münevver Ayaşlı
- 5
müzikKlasik Türk müziğinde bir müzik parçası veya şarkının işleniş biçimi
“Rast makamında 15. yüzyıldan bize kalan tüm eserler Meragi’ye ait olup hepsi ladinîdir.” — Halûk Yücel