Köken: Arapça manẓara
- 1
isimBakış, görüş alanına giren, dikkati çeken her yer; görüntü, dekor
“Karışık rüyalarda görülen manzaralar gibi dumanlı bir sahne.” — Aka Gündüz
- 2
► görünüş
“Boğaz'ın ucundan Karadeniz'e bir kapı gibi açılan manzara...” — Hüseyin Rahmi Gürpınar
- 3
Konusu bir doğa veya şehir parçası olan resim, gravür veya desen, tablo
- 4
► tablo
- 5
mecaz► durum
“Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmişti.” — Orhan Seyfi Orhon