Köken: Arapça maʿrūżāt · Telaffuz: ma:ru:za:tı
- 1
isimMevki, makam veya yaş bakımından büyük birine sunulan, bildirilen dilek veya bilgi; sunuş
“Padişaha arz edilecek maruzat ile bir emri olursa küçük bir parayla evkaftan mahlul bir evceğiz verilemez mi?” — Abdülhak Şinasi Hisar