Köken: Arapça maʿṣūm · Telaffuz: ma:sum
- 1
sıfatSuçsuz, günahsız (kimse)
“Melek kadar masum / Yok canım şeytan kadar şirret” — Behçet Necatigil
- 2
Temiz, saf (kimse)
“Gül kokusunda saf ve masum bir eda, yaseminde romantik bir sevda hisseder gibi olurum.” — İbrahim Alâeddin Gövsa
- 3
isim, ağızlardanSuç ve günah işlemeyecek kadar küçük çocuk
“Dört masumu var.”