Köken: Arapça mevsim
- 1
isimYılın, güneşten ısı, ışık alma süresi ve dolayısıyla iklim şartları bakımından farklılık gösteren dört bölümünden her biri; sezon, sürem
“Bütün bir mevsim vur patlasın çal oynasın, eğlenildi.” — Sait Faik Abasıyanık
- 2
Bazı atmosfer olaylarının en çok belirdikleri zaman
“Haşim, denizi sevenlerin, rüzgâr ve fırtına mevsimi gelinceye kadar kıyılara uğramamalarını öğütler.” — Salâh Birsel
- 3
Herhangi bir ekimin yapıldığı veya bir ürünün yetiştiği dönem
“Kütahya'ya bir kiraz ve Bursa'ya bir şeftali mevsiminde gitmiştim.” — Aka Gündüz
- 4
Herhangi bir şeyin etkinlik dönemi; sezon
“Tiyatro mevsimi.”
- 5
Zaman, dönem, çağ
“Sevda mevsimi gelince kuşlar bin türlü teranelerle minimini göğüslerini yırtarlar.” — Reşat Nuri Güntekin
- 6
mecazYaşamın bir bölümü
“Yaşamın kış mevsimi yaşlılıktır.”