Köken: Arapça meydān
- 1
isim► alan
“Yüz binlerce asker sokakları, meydanları, kırları dolduruyordu.” — Ömer Seyfettin
- 2
Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri
“Şehir kapılarının önündeki meydanlarda davul zurna çalınıyor, cirit, bar oynanıyordu.” — Ahmet Hamdi Tanpınar
- 3
Bulunulan yer ve çevresi, ortalık
“Kileri kilitlemezdi, paraları meydanda dururdu.” — Ömer Seyfettin
- 4
Fırsat, imkân veya vakit
- 5
Mevlevi tekkelerinde ayin yapılan yer