Köken: Arapça mīrās̱ · Telaffuz: mi:ra:sı
- 1
isim, hukukBirine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet; kalıt, bırakıt, tereke
- 2
mecazKalıtım yoluyla gelen herhangi bir özellik
- 3
mecazBir neslin kendinden sonra gelen nesle bıraktığı şey
“Hatta bazıları mesleğin püf noktalarını anlatan kitaplar yazıp tecrübelerini gelecek nesillere miras bırakmışlardı.” — İhsan Oktay Anar