Köken: Fransızca modèle
- 1
isimResim, heykel vb. yapılırken baka baka benzetilmeye çalışılan nesne veya kimse; örnek
“Başarılı bir yontucu için model ne ise Köy Enstitülü için de köy odur.” — Adnan Binyazar
- 2
Fotoğraf sanatçılarına poz veren kimse
- 3
► örnek
- 4
Bir özelliği olan nesne veya kişi
“Sadakat modeli.”
- 5
► biçim (II)
“Bu elbisenin modelini beğenmedim.”
- 6
Giysi örneklerini içinde toplayan dergi
“Bu biçimi modelden aldık.”
- 7
Otomobil vb.nde tip
“Eski mi eski, otuz dokuz model bir taksisi vardı.” — Necati Cumalı
- 8
► benzer
“Mahalle tulumbasının bir modelini yaptırıp götürmeye karar verdiler.” — Halide Edip Adıvar
- 9
► manken
“Paris'in en son, en pahalı modelleri gibi giyinmişler.” — Refik Halit Karay
- 10
Tasarlanan ürünün tanıtım veya deneme amacıyla üretilen ilk örneği; prototip