Köken: Arapça muʿaẓẓam
- 1
sıfat► koskoca
“Muazzam, biraz da esrarlı, karanlık, eski bir konaktaydı.” — Halide Edip Adıvar
- 2
Alışılmışın sınırlarını aşan, pek yüce
“Ben, sadece hepimizi içine alan muazzam bir vahdetin parçası olduğuna iman ettim.” — Halide Edip Adıvar
- 3
mecazBüyük bir değer ve önem taşıyan, çok önemli
“Fakat muazzam hakikatlere karşı göz yumanlardan değilim.” — Aka Gündüz