Köken: Arapça muʿcize · Telaffuz: mu:cize
- 1
isim, din bilimiPeygamberlerin kendilerine inanmayan insanlara peygamberliklerini ispat etmek amacıyla Allah'ın iznine bağlı olarak gösterdikleri olağanüstü olaylar, hâller
- 2
İnsanları hayran bırakan, insan aklının alamayacağı, olağanüstü, şaşırtıcı olay; tansık
“Şırınga nasılsa umduğumdan çok daha iyi bir tesir yaptı ve zavallı Hacı Ömer, bunu benim bir mucizem gibi gördü.” — Reşat Nuri Güntekin
- 3
sıfat, mecazİnsanları hayran bırakan, insan aklının alamayacağı derecede şaşırtıcı olan
“Onların aşkı ve evlilikleri zaten bir mucize değil miydi?” — Tarık Buğra